| Mustafa Kemal Paşanın Samsun a Çıkışı. | ||||||||
|
SAMSUN SAMSUN, esk. Amisos, Karadeniz bölgesinde (Orta Karadeniz bölümü) il merkezi, büyük liman şehri; 134 272 nüf. (1970 sayımının ilk sonuçları). Şehir, Türkiye’nin Karadeniz kıyılarının orta kesiminde, Kızılırmak ve Yeşilırmak deltaları arasında yer alan Samsun körfezi kıyısında, batıda Kalyon (Fener) burnuyle doğuda Mertırmak denilen küçük akarsu ağzı arasında uzanır ve oldukça dar bir kıyı şeridinden başlayarak bu kıyı üzerinde yükselen yamaçlarda 100 m’yi aşan bir yükseltiye kadar ulaşır. Samsun limanı, şehrin batı kısmında yer alır. Mertırmak vadisini boylayan demiryoluyle yamaçlara tırmanan işlek karayolu, Samsun’u Türkiye’nin iç bölgelerine, kıyıyı boylayan başka bir işlek yol da Doğu ve Batı Karadeniz bölümü şehirlerine bağlar. Samsun, denizyoluyle istanbul’a 374, Trabzon’a 143 mil, karayoluyle Ankara’ya 417 km uzaklıktadır. Şehrin, gerisinde bulunan dağ sıraları kolay aşıldığından, daha ilkçağda Doğu Anadolu üzerinden Mezopotamya’ya kadar uzanan çok geniş bir hinterlandı vardı. Bugün de, Anadolu’nun Karadeniz kıyısında en kolay ulaşılan şehri durumundadır. Samsun Türkiye’nin 12. ve Karadeniz kıyısının birinci büyük şehridir. Samsun’un gelişmesinde Cumhuriyet devrinde yapılan demiryoluyle limanın büyük etkisi oldu. Samsun’daki en önemli sanayi kuruluşu tütün fabrikasıdır. • Tarih. Plinius’a göre, Amisos, Küçük Asya’nın kuzeyinde Pontos bölgesinde aynı adı taşımakta olan körfezde yer alan bir kıyı şehriydi. Şehir Kızılırmak (Halys) ve Yeşilırmak (iris) nehirlerinin Karadeniz’e döküldüğü yerin arasında, deniz kenarında, akropolis olarak kullanılan bir tepe yakınındaydı. Açık bir liman görünümünde olan şehir, gerek hinterlandıyle ilişkisinin elverişli durumu, gerekse Sinop (Sinope) ile Trabzon (Trapezus) limanları arasında kullanışlı tek liman olması sebebiyle, Eskiçağda önemli bir yer tuttu. Theopompos, şehrin ilk defa Miletoslular tarafından kurulduğunu, sonraları da bir Kappadokia prensinin başkanlığı altında iskân edildiğini ileri sürer. Yine aynı yazara göre şehir M. ö. V. yy.da üçüncü defa Ameinokles kumandasındaki Atinalılar tarafından iskân edildi. Şehrin Atinalıların eline geçmesinden sonra adı Peiraia olarak değiştirildi. Samsun, M.ö. 370?e doğru Perslerin eline geçti, IV. yy.ın sonlarına doğru eski adını aldı. Büyük iskender şehre bağımsızlığını geri verdi. M. ö. III.yy.da Pontos krallığı kurulunca Pontos krallarının hâkimiyeti altına girdi. Mithridates Eupator Sinop’un yanı sıra Samsun’u da kraliyet şehri yaptı ve ayrıca şehre kendi adından Eupatoria adını taşıyan yeni bir şehir kesimi ilâve etti. M. ö. I. yy.da Mithridates ile Romalıların savaşları sırasında adı çok sık geçer. Romalı kumandan Lucullus tarafından ele geçirilen şehir yeniden imar edilerek eski haline sokuldu. Lucullus’tan sonra Pharnakes’in eline geçti; Zile (Zela) savaşından sonra Sezar tarafından bağımsızlığı geri verildi (M.ö. 47). Strabon devrinde şehrin Çarşamba (Themiskyra) ile Fatsa’yı da (Sidene) içine alan verimli bir bölgeye sahip olduğu bilinir. Bizans devrindeyse Amisos bir Piskoposluk şehriydi. Şehirde bugün eski devirlere ait kalıntılar hemen hemen yok gibidir. Yalnız çok sayıda önemsiz yazıt ve sikke ele geçirilmiştir. Bu sikkeler, imparator Tiberius’tan Saloninus’a kadar olan devreyi içine alır. İslâm ordularının Anadolu içlerine yaptığı akınlar sonunda Malatya emîri Ömer bin Abdullah el-Akta kumandasında bir ordu Samsun’u yağma ve tahrip etti (863). Bu tarihten başlayarak Türkler tarafından fethine kadar Samsun, müslümanların herhangi bir akınına maruz kalmadı ve yine bir ticaret merkezi olarak önemini koruyabildi. Anadolu’nun Türkler tarafından alınmasından sonra Danişmentoğulları bu bölgeye akınlar yaptılarsa da Samsun’u alamadılar. Şehir Anadolu selçuklu sultanı Kılıç Arslan II devrinde selçuklu hâkimiyetine geçti. Kılıç Arslan II, ülkesini 11 oğlu arasında taksim ettiği zaman Samsun, Rükneddin Süleyman Şahın payına düştü. Bundan sonra islâm kaynaklarına şehrin adı Samsun olarak girdi. Samsun, Selçukluların hâkimiyetinde olmasına rağmen, şehrin eski müstahkem kısmı daha uzun süre Bizans ve Cenevizlilerin elinde kaldı. Bu kısma bugün bile «kara Samsun» veya «kâfir Samsun» denir. Türk hâkimiyet devresinde de Anadolu’yu Kırım’a bağlayan ticaret merkeziydi. İstanbul’un 1204?te Latinler tarafından alınması üzerine Samsun’un hıristiyanlar elinde olan kısmı İznik Rum imparatorlarına bağlı kaldı. Bir ara Trabzon Rum imparatorluğu tarafından kuşatıldıysa da alınamadı. Samsun’un bir kısmı Selçuklulardan sonra ilhanlıların, hıristiyan kısmı da Cenevizlilerin eline geçti. XIV. yy. sonlarında Yıldırım Bayezid devrinde Osmanlılar tarafından alındı. Ankara savaşında Yıldırım Bayezid’in yenilmesi üzerine Timur’un orduları bu bölgeyi de yağma ve tahrip etti. Bir süre Yıldırım’ın oğlu Emîr Süleyman’ın elinde kaldı ve 1419 yılında da isfendiyaroğlu Hızır Beyin idaresine girdi; fakat kısa bir süre sonra Çelebi Sultan Mehmed devrinde tekrar osmanlı yönetimine geçti. 1425?te hıristiyanlar kendi ellerinde bulunan kısmı ateşe vererek bölgeyi terk ettiler. Osmanlı hâkimiyeti devrinde Samsun ticarî bakımdan eski önemini kaybederek küçük bir iskele oldu. Buraya uğrayan seyyahlar Samsun’dan küçük bir kasaba olarak bahsederler. Bazen deniz yoluyle gelen Kazakların saldırısına maruz kalan Samsun, XVIII. ve XIX. yy.larda bazı isyanlara da sahne oldu. XIX. yy. sonlarına doğru Karadeniz’de buharlı gemilerin işlemesi ve Bafra ovasında tütüncülüğün gelişmesi Samsun’un ticarî bakımdan yeniden önem kazanmasına sebep oldu, tekrar İç Anadolu’nun liman şehri haline gelen Samsun’un nüfusu da günden güne arttı. 1869?daki bir yangında büyük bir kısmı yandı. Fransa’dan getirilen bir mimarın planı üzerine yeniden kuruldu. Birinci Dünya savaşında dört defa Ruslar tarafından topa tutuldu (1915). Mondros mütarekesinin imzalanmasından sonra şehir İngilizlerin işgaline uğradı. Samsun’un millî tarihi bakımından en önemli tarafı 19 mayıs 1919 yılında Atatürk’ün buraya ayak basması ve Millî Mücadeleyi resmen başlatmış olmasıdır. • Güzel sanatlar. Samsun’da eski devirlere ait önemli eser yoktur. Bugün şehirde görülen eserler, ilhanlı, Candaroğulları ve Osmanlı devirlerine ait sade yapılardır. Camiler ve mescitler. Yalı (veya Hocahayrettin) camii, Buğday pazarında, Sadık bin Abdullah tarafından yaptırıldı (1312). Kare planlı yapının üzerini sekizgen bir kasnak üzerine oturan tromplu bir kubbe örter. Daha önce kurşunla kaplı olan kubbenin üzeri bugün kiremitle örtülmüştür. Binanın duvarlarında bir sıra kesme taş, üç sıra yatay tuğladan meydana gelen bir taş işçiliği görülür. Caminin kuzey tarafına sonradan bir son cemaat yeri eklenmiştir. Silindir biçimindeki minare, dikdörtgen bir kaide üzerinde yükselir. Minare kaidesinde de binanın duvarlarında görülen taş işçiliği vardır, üç yüzlü olan mihrap alçıdandır. Mihrap nişi dikdörtgen bir çerçeve içindedir; üst kısmında mukarnaslar, köşelerde süs sütuncukları yer alır. Mimber ahşap ve dekorsuzdur. Hacıhatun camii, Saathane meydanı yakınında, Hatice oğlu ibrahim tarafından hayrat olarak yaptırıldı (1694). Kare planlı tek kubbeli bir yapıdır. Sekizgen bir Kasnak üzerine oturan, basık görünüşlü kubbe tuğladan yapılmıştır. İç kısımda kubbe tromplara oturur. Geçirdiği onarımlarla oldukça değişikliğe uğramış olan binanın duvarları kesme ve tuğla hatıllıdır; üzeri sıvanmıştır. Minaresi, caminin kuzeybatı köşesinde, kare bir kaide üzerinde kalın bir silindir şeklinde yükselir. Ahşap bir mimberiyle alçıdan basit bir mihrabı vardır. Büyükcami veya Valide camii, Samsun’daki en büyük camidir. Batumlu Hacı Ali Efendi tarafından yaptırıldı (1884). Onarımı Sultan Abdülaziz’in annesi tarafından yaptırıldığı için Valide camii olarak da bilinir. Tek kubbeli olan caminin önünde beşik tonozlu bir son cemaat yeri vardır. Bina düzgün sarımtırak kesme taştan yapılmıştır. Kubbe kasnağı içten yuvarlak, dıştan sekizgen şeklindedir. Kubbe basıktır, geçiş tromplarla sağlanmıştır. Bu kubbenin dört tarafında üzerleri kubbeyle örtülü denge kuleleri yer alır. Büyük kubbeyle ağırlık kuleleri, estetik bakımdan bir bütün olarak dikkati çeker. Kubbenin iç kısmı, renkli kalem işi bitkisel ve geometrik motiflerle süslüdür. Mihrap mermerden ve kaş kemerlidir. Mihrap nişi sadedir. Ahşap mimberin üzerinde kabartma olarak yapılmış yıldız ve madalyon motifleri vardır. Caminin kare kaideler üzerindeki silindir biçimi iki minaresi de taştandır. Kale camii, Kuyumcular çarşısında, 1314?te İlhanlı valisi Emir Timurtaş Paşa adına yaptırıldı. Cami, geçirdiği onarımlar sonucu mescit haline gelmiştir. Pazar camii, Pazar mahallesinde, XIV. yy.da yaptırılmış bir ilhanlı eseridir. 1819?da onarım gördü. Dikdörtgen planlı olan yapı ahşap çatıyle örtülüdür. Mihrap üç yüzlüdür; mihrap nişi kavisli ve sadedir. Mimber de ahşaptır. Hançerli camii. Hançerli mahallesindedir. Depremden tamamen yıkılmış, sonra yeniden yapılmıştır, üzerinde kitabe bulunan minaresi Samsun’un en eski ve ilgi çekici minaresidir. Şeyhkutbetin camii ve türbesi, Osmanlı devri eserlerindendir. Kare planlı ve beşik tonozlu olan türbe, caminin güney tarafına bitişiktir. Dikdörtgen planlı caminin üzeri, eğimli bir ahşap çatıyle örtülüdür; önünde, öteki ahşap camilerden farklı olarak güney ve batı cephesini L şeklinde çeviren bir son cemaat yeri vardır. Esebaba türbesi, yapılış tarihi ve kimin tarafından yaptırıldığı bilinmiyor. Kare planlı olan türbenin üzeri pandantifli bir kubbeyle örtülü, içi ve dışı beyaz sıvalıdır. Türbenin içinde bulunan mezar sonradan dışarıya alınmıştır. Osmanlı sivil mimarîsinin Samsun’daki tek örneği Gazi caddesinde bulunan Taşhan’dır. Kitabesi yoktur, fakat XVII. yy. sonlarına ait olduğu sanılıyor. Kagir, dıştan iki katlı ve avlusuz olan yapı, klasik bir osmanlı hanıdır. Yuvarlak kemerli bir girişi vardır. Üst kata çıkan merdivenin üzeri beşik tonozla örtülüdür. — Samsun ili. Bütünüyle Orta Karadeniz bölümü içinde yer alan Samsun ili toprakları kuzeyden Karadeniz, doğudan Ordu ili, güneyden Tokat, Amasya ve Çorum illeri, batıdan Sinop iliyle çevrilidir; 9 579 km2; 822 318 nüf. (1970 sayımı geçici sonuçları). • Coğrafya. İl toprakları Karadeniz kıyısına paralel olarak uzanan Kuzey Anadolu dağ sıralarının yükseklğini kaybetmiş bir kesimine rastlar. Kıyıda üçgen biçiminde denize doğru ilerleyen Yeşilırmak (Çarşamba ovası) ve Kızılırmak (Bafra ovası) deltalarının güneyinde Canik dağlarının fazla yüksek olmayan, fakat vadilerle çok parçalanmış ormanlık sırtlarına rastlanır. Bunların yükseltisi 1 200 – 1 400 m arasında değişir: Samsun’un batısındaki Kocadağ (1 300 m) ve Kavak ilçesinin kuzeydoğusunda Sıralıdağ (1 351 m) v.d. Yalnız Alaçam ilçesinin güneyinde bir doruk (eski haritalarda Dütmentepe veya Çağın kayası) 1 500 m’yi aşar. Bu dağların gerisinde, Taşova ilçesinden Destek boğazıyle ayrılan Ladikgölü ovası, Havza kasabası ve Vezirköprü ilçesi dolaylarındaki düzlükler görülür. Daha güneyde Amasya ili sınırında Akdağ 2 062 m’ye ulaşır. Bu dağlar, Tersakan çayının geçtiği bir alçalma alanı batısında Tavşan dağı (1 900 m), Kunduz dağı (1 783 m) ve Çal dağı (1 730 m) ile Kızılırmak boğazlarına dayanır. Dağlık alanlar olduça sık bir vâdi ağıyle yarılmıştır. Yer yapısı, delta ovalarında yeni alüvyonlar, bunlardan oldukça dik yamaçlarla ayrılmış taraçalar üzerinde eski alüvyonlar, dağlık kesime geçiş alanında neojen (yeni üçüncü zaman) killi-kireçli tortullarıyle kaplıdır. Kıyı dağları kuzeyde Samsun’un batısına doğru ince bir şerit halinde uzanan, fakat doğuda Ordu’ya doğru genişleyen ve kalınlığı artan kretase (ikinci zaman sonu) lavlarından oluşmuştur. Aynı dağların iç kesimlerinde genellikle kretase flişleri (kil-li-çakıllı tortulları) yer alır. İç kesimde, neojen tortulları ve yer yer alüvyonlarla kaplı ovaların güneyinde Birinci ve İkinci zamanın kıvrımlı kayaçları, kretaseeyosen (üçüncü zaman başı) flişleri ve oldukça geniş alanlar üzerinde de yeniden volkanik oluşmalar görülür. Samsun ili kıyılarında Karadeniz kıyısının nemli ve kışları ılık iklimi hüküm sürer. Dağlık alanlar, özellikle denize bakan yamaçlarında, bol yağış alır; gerideki düzlüklerde kışlar oldukça sert, yazlar sıcak, yağışlar daha azdır. Samsun şehrindeki meteoroloji istasyonunun 37 yıllık gözlemlerine göre ortalama sıcaklıklar, en soğuk ayda (şubat) 6°7 C, en sıcak ayda (ağustos) 23°3 C; bugüne kadar kaydedilen en düşük ve en yüksek sıcaklık —9°8C ve 39°0C’tır. Yıllık yağış ortalaması 719 mm, yağışlı günler sayısı 133, kar yağışlı günler sayısı 6,7; karla örtülü günler sayısı ise 9,4?tür. Yağışların mevsimlere dağılışı ise şöyledir (yüzde ile): kış 32,5; ilkbahar 24; yaz 14,5; sonbahar 29. Bu duruma göre, Samsun’un yağış rejimi Karadeniz’in doğu ve batı kesimindekinden biraz farklıdır; en yağışlı mevsim sonbahar yerine kışa rastlar; orta karadeniz kıyıları yüksek dağ setleriyle ayrılmadığı için İç Anadolu’nun etkisi altında kalır. İl sınırları içinde başka merkezlerde kaydedilen yıllık yağış ortalamaları da şöyledir (milimetre olarak): Terme 975, Çarşamba 928, Bafra 686, Ladik 699, Havza 531, Vezirköprü 491. Buna göre Samsun ili kıyılarında yağışların batıdan doğuya arttığı görülür; iç kesimlerdeki şehirlerdeyse daha az yağış kaydedilir. Samsun ilinde tabiî bitki örtüsü genellikle zengindir. Ancak Samsun dolaylarında ağaç örtüsü yüzyıllardan beri büyük ölçüde ortadan kalkmıştır. İç kesimlerde de ovalarda ve dağların az eğimli yamaçlarındaki orman örtüsü azalmıştır. Buna karşılık eğimli yerlerde 1 000 – 1 200 m’ye kadar kışın yapraklarını döken ağaçlar (meşe, gürgen, kestane, ıhlamur, kayın, dişbudak v.d.), 1 200- 1 800 m arasında iğne yapraklı ağaçlar hâkimdir. Samsun ilinde oldukça sık bir akarsu ağı vardır. Bütün sular Karadeniz’e dökülür. Başlıcaları (doğudan batıya): Terme suyu, Yeşilırmak, Aptal suyu, Samsun’un doğusunda denize dökülen Mertırmak, Samsun’un batısındaki Kürtün suyu ve Kızılırmak. Bunların en fazla su yüklendiği mevsim ilkbahardır; yaz sonu ile sonbaharda fakirleşirler. Başlıca göller, Kızılırmak deltasındaki Karaboğaz, Tuzlu, Liman ve Balık gölleri, Yeşilırmak deltasındaki Kocagöl, Akarcık, Dumanlı, Karcalı ve Simenit gölleri ve Tersakan çayının (Yeşilırmak kolu) çıktığı Ladik gölüdür. Samsun ilinin 1927?de 260 000 kadar olan nüfusu 1965 sayımında 755 946?ya yükseldi, 1970 sayımının ilk alman sonuçlarına göre 822 318?e ulaştı; buna göre km2?ye ortalama 86 kişi düşer. Kır nüfusu (3 000?den az nüfuslu yerlerde yaşayanları) yoğunluğu 59?dur; iki sayı arasındaki farkın başlıca sebebi il toprakları üzerinde bir büyük şehir (Samsun) bulunmasıdır. Bunun dışında orta büyüklükte iki şehir (Bafra, 29 178; Çarşamba, 20 689); nüfusu 10 000?i aşan 3 yerleşme merkezi (Havza, 13 224; Terme, 11 107; Vezirköprü, 10 210); nüfusu 3 000 - 10 000 arasında 6 kasaba (ilçe merkezleri olan Alaçam, Ladik ile Samsun ilçesinde İlyasköy, Tekkeköy, Alaçam ilçesinde Yakakent, Çarşamba ilçesinde Demirci) vardır. Bu şehir ve kasabalarda yaşayan şehir nüfusu (toplam olarak 250 000 kadar), İl nüfusunun yüzde 30?unu meydana getirir; geri kalan yüzde 70 nüfus da, sayısı 840 a varan köylerde yaşar. XV. yy.da Osmanlı devleti sınırları içine giren Samsun yöresi, Canik livası (sancağı) adiyle önce Amasya’ya, daha sonra Sivas eyaletine bağlandı. 1760?tan itibaren Trabzon eyaleti sınırları içine alındı, 1871?de vilâyet (il) teşkilâtı kurulunca, merkezi Samsun olan Canik sancağı Trabzon vilâyetine bağlı kaldı, Meşrutiyet devrinde Canik, müstakil sancak (bağımsız mutasarrıflık) haline getirildi; Cumhuriyet devri başında Samsun vilâyeti kuruldu. Bugün Samsun ili 9 ilçeye ayrılır: Samsun, Alaçam, Bafra, Çarşamba, Terme, Havza, Kavak, Ladik ve Vezirköprü. — Samsun merkez ilçesi, 1 032 km2; 221 971 nüf. (1970 sayımının ilk sonuçları). Muhtarlık sayısı 843 (ikisi 3 000?den fazla nüfuslu). Nüfusunun yüzde 70?i kır yerleşmelerinde yaşayan Samsun ilinde (şehir ve kasaba halkının bir kısmı da eklenmek şartıyle) başlıca geçim kaynağı ziraattır. Hayvancılık ve balıkçılık da buna yardımcı olur. İlde Samsun gibi büyük bir liman şehri bulunduğu için ticaret hayatı canlıdır. Samsun ili topraklarının yararlanma bakımından bölünüşü şöyledir (yüzde ile): ekili-dikili alanlar 32; çayır ve otlaklar 19,5; ormanlar (kavaklıklarla birlikte) 22; ürün vermeyen yerler 22,5. Ekili alanlar (1968?de 470 000 hektar) arasında tahıl tarlaları yüzde 77, sanayi bitkileri yüzde 12, yaş ve kuru sebzeler yüzde 11 yer tutar. Samsun ilinde öteki Karadeniz illerindeki gibi mısır ürünü (160 000 t), buğday ürününden (120 000 t) fazladır. Buğday özellikle iç kesimlerde (Havza, Vezirköprü) önem kazanır, öteki tahıl türleri arasında arpa (30-35 000 t), kaplıca buğday (12 -13 000 t), yulaf (11 000 t), çavdar (7-8 000 t) ve özellikle prinç (16-18 000 t) sayılabilir; delta kesimlerinde gelişen pirinç üretimi bakımından Türkiye illeri arasında Samsun ili 1967?de birinci, 1968?de üçüncü geliyordu. Kuru sebzeler arasında patates (45 000 t), fasulye (10 000 t) başta gelir. Nohut ve mercimek üretimi azdır. Soğan ekimine de önem verilir (22 000 t). Sanayi bitkileri oldukça çeşitlilik gösterir. Bunların başında tütün gelir. Tütün, Samsun ilinde 40 000 hektara ulaşabilen bir alan üzerinde ekilir ve 12 000 – 17 000 t kurutulmuş yaprak elde edilir. Ekicilere 300 milyon liraya yakın bir kazanç sağlar. Samsun, Bafra ve başka tütün atelyelerinde 10 000 kadar işçi çalışır. Tütün en çok Bafra, Samsun (merkez), Alaçam, Çarşamba, Kavak, Havza ve Vezirköprü ilçelerinde ekilir. Tokat (Taşova) ve Amasya tütün ekim alanları da Samsun’un hinterlandı sayılır. İkinci sırada şeker pancarı ekimi gelir (175 000 – 225 000 t: Amasya ve Turhal fabrikaları için). Lif bitkilerinden kenevir (300 – 400 t) ekilir ve ürün halat yapımında kullanılır. Keten yalnız tohumu için az olarak ekilir. Yağ bitkilerinden ayçiçeği (8 000 t) ve soya (4 000 t) ekimi gelişme gösterir. Dikili alanlar içinde, bağların az yer tuttuğu (270 hektar; bunun 250 hektarı Vezirköprü ilçesinde), zeytinliklerin daha az yer kapladığı (133 hektar; 100 hektarı Vezirköprü ilçesinde) görülür. Orta-Doğu Karadeniz bölümlerinin fındıklıkları Samsun ilinin doğu kıyılarına kadar gelir (1,5 milyon ocak). En çok yetiştirilen meyveler arasında elma, armut, erik, şeftali, kiraz, kızılcık, incir, kestane, ceviz ve ayva sayılabilir. Samsun ilinde evcil hayvan olarak koyun (480 000), sığır (320 000), keçi (200 000), manda (88 000), at (28 000), eşek (29 000) ve katır (7 700 baş) bulunur. Kümes hayvancılığı oldukça yaygın (525 000 tavuk; 33 milyon yumurta), arıcılık az gelişmiştir (13 000 kovan, 80 ton bal). Kıyıda en çok istavrit, hamsi, kefal, palamut, lüfer, barbunya v.b. balıklar tutulur. Kızılırmak ve Yeşilırmak ağızlarından havyar (balık yumurtası) elde edilir. Samsun ilinde sanayi fazla gelişmemiştir. Başlıca maden yatağı Amasya sınırında demiryolu üzerindeki Çeltek linyit kömürleridir. Samsun yöresine gerekli elektrik enerjisini sağlamak için Çarşamba’nın 28 km güneyindeki Ayvacık bucak merkezi yakınında, Yeşilırmak boğazları kesiminde bir baraj yapılması kararlaştırıldı. En önemli sanayi kuruluşu tütün fabrikasıdır. Ayrıca Karadeniz bakırları için büyük bir eritme fabrikası, sülfürik asit, amonyum sülfat, süperfosfat (kimyasal gübre) ve yem sanayii kurulacaktır. Samsun ili, ulaşım bakımından elverişli sayılabilecek bir durumdadır. Kızılırmak ve Yeşilırmak boğazları gibi fazla engebeli kesimler dışında oldukça sık bir karayolları ağı vardır. İşlek ve iyi vasıflı yollar Samsun’u doğu Karadeniz kıyılarına ve Kavak (veya Karadağ) geçidi üzerinden îç Anadolu’ya bağlar; ayrıca Bafra üzerinden Sinop’a geçilir. 2 700 km’ye yakın olan köy yollarının üçte biri standartlara uygundur. Samsun’u İç Anadolu’ya bağlayan demiryolunun yapımına 1925?te başlandı; 1932?de tamamlandı. Ayrıca Samsun-Çarşamba arasında dar hatlı bir demiryoluyle 1953-1960 arasında modern bir liman yapıldı. Limanın 3 176 m’lik doğu ve 1 580 m’lik batı mendireği vardır; iç liman alanı 246 hektara ulaşır. Su derinliği 10,5 m, uzunluğu 770 m olan ana rıhtımıyle çok sayıda gemi için bir barınaktır. Samsun’un ihracatı arasında tütün değer bakımından başta gelir. Ayrıca tahıl ve baklagiller, maden cevherleri, patates, şeker, kuru ve yaş meyve, Divriği’den gelen demir Ereğli’ye ihraç edilir. (-> Bibliyo.) [M] |
|
||||||
| Mustafa Kemal ve Arkadaşlarının Samsun 'a çıkışı - Samsun ve Bandirma Vapuru - Samsun Bilgi - Samsun Konut - Samsun - | ||||||||